AMD’nin İkinci Altın Çağı Başladı


AMD ve Intel arasındaki rekabette uzun yıllardır gücü elinde tutan Intel için artık her şey o kadar da garanti değil. AMD bir kez daha rakibini yakaladı ve Intel’e çok ciddi bir şekilde meydan okuyor.

AMD, 10 yıldan uzun bir süre sonra yeniden Intel’in karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Dersine iyi çalışan AMD, yeni işlemcileriyle çekirdek başı fiyatı daha düşük olan, IPC geliştirmelerine sahip ve birim alanda daha fazla çekirdeği bulunan işlemciler sunma iddiasında bulunuyor. Geçtiğimiz günlerde haberini de yaptığımız Epyc işlemci ailesi, ciddi meblağların döndüğü ve rekabetin sonucunu esas belirleyen alanlardan olan sunucu işlemcisi alanında da Intel’in üstünlüğünü ortadan kaldırdı. AMD, hem daha yüksek performanslı hem daha çok çekirdekli hem de çekirdek başı fiyatı düşük olan AMD Epyc ailesi işlemciler ile piyasayı epey sarsacak gibi duruyor.

Sektör analistleri, AMD’nin sunucu pazarındaki payını önümüzdeki 12 ayda iki katına çıkarabileceğini öngörüyor. Bu pazarda daha büyük Pazar payına ulaşabilmek, AMD açısından büyük önem taşıyor. Böylece firma finansal anlamda daha iyi performans sergileyebilecek ve daha güvenli bir konuma gelecek. AMD’nin şimdiye kadar ana müşterilerini oluşturan düşük seviye PC kullanıcılar ve perakendeci mağazalar, ekonomik durgunluklardan etkilenmeye oldukça açık durumda.

AMD, Intel’le Teknik Olarak Rekabet Edebilir mi?

amd-kernel-linuk-benchmark-sonuçları

Sektörün genel olarak durumuna bakıldığında, oyuncu bilgisayarları dışında bilgisayar satışlarının genel olarak gerilemekte olduğunu görüyoruz. 2’si 1 arada gibi icatlar da piyasadaki daralmayı durdurmayı başaramadı. Bilgisayar pazarı hiçbir zaman çökmeyecek ancak 2011’den bu yana sektör sıkışmış durumda. AMD de artık doğal sınırlarına ulaşmaya başlayan bu işlemci pazarın mobil, sunucu ve masaüstü segmentlerinde daha çok müşteriye erişmeyi amaçlıyor.

AMD Epyc 7742’in çift fiyatı 13900 dolar tutuyor. Intel Xeon Platinum 8260 ise 4700 dolar tutuyor. Her ne kadar böyle bakınca Intel daha ucuz gözükse de aynı seviyede performans için 8260’tan 4 adet gerekiyor. Sonuç olarak AMD yaklaşık olarak 4900 dolar daha ucuza 1,9 kat daha güçlü işlemci sunuyor. Oranlar ya da modeller değişse de durum değişiklik göstermiyor.

AMD’nin tek karşılaştırmalı avantajı ise fiyat değil. Fiyat/performans açısından öne çıkan AMD, Intel’in fiyatlandırma yöntemlerini de kendi avantajına kullanıyor. Intel’in teknik olarak tamamen aynı olan, yalnızca desteklediği RAM miktarı değişen işlemcileri olan Platinum 8276 serisinde, temel model ile 8276L arasında yaklaşık 7900 dolar fark bulunuyor. Pahalı model 4,5 TB RAM destekliyor ama bu RAM’lerin 3 TB’lık kısmının Intel Octane olması gerekiyor.

AMD’nin Rome Mimarisi Neden Önemli?

AMD’nin Epyc sistemi ise 2S sistemlerin avantajlarını 1S konfigürasyonlarda sağlamasında yatıyor. Aşağıda yer alan tablo, çeşitli açılardan ürünleri karşılatırıyor. AMD, en yüksek RAM kapasitesi hariç her alanda rakibini adeta ezip geçmiş durumda. AMD, Intel’i vurabileceği tüm zayıflıklarından aynı anda vurarak yapısal kırılma yaratmayı amaçlıyor.

intel-xeon-platinum-fiyatları

AMD’nin 7nm mimarisi de burada bir başka farkı ortaya koyuyor: Enerji tüketimi ve sunucuların emeklilik süresi. Intel işlemciler hali hazırda 90W daha fazla enerji tüketiyor ancak iki işlemcinin tüketim farkı bundan çok daha fazla. Zira işlemcilerin güç farkı, gereken ürün sayısını da değiştiriyor. AMD bunu 7nm Rome mimarisine borçlu.

Intel, AMD ile olan mücadelesinde Pazar payı avantajını elinde bulundursa da oldukça zor bir durumda kalmış gibi gözüküyor. Öte yandan Intel’in fiyatlarında indirim yapmaması ve hala cihaz üreticilerine premium olarak adlandırılan yüksek fiyatlardan ürün satabilmesi dikkat çekiyor. Intel, sektörel anlamda bakıldığı zaman en üst düzey ürünlerinin fiyatlarını daha makul seviyeye çekti ancak hiçbir zaman AMD ile fiyat performans savaşına girmedi.

Intel, Pabucu Yarım, Çık Dışarıya Oynayalım

amd-epyc-server-işlemcisi

Şimdi AMD’nin oyununu oynama sırası Intel’e gelmiş durumda. Kısa vadede fiyatları düşürerek rakibinin pazar payının artmasını engelleyebilecek olan Intel, uzun vadede rakibini mutlaka doğrudan karşısına almak zorunda.  Intel’in ileride işlemcilerinin mimarisini değiştirip değiştirmeyeceği bilinmiyor ancak Ice Lake sunucularda çekirdek sayılarını arttırması gayet olağan gözüküyor.

Tarihi olarak bakıldığında Intel’e doğrudan saldırmak, lastik bir duvara koşarak çarpmaya benziyor. Duvarda esnemeler yaratmak kolay olsa da kalıcı bir hasar vermek oldukça zor. Üstelik sunucu pazarında pay sahibi olmak kolay bir iş değil, uzun sürede oluyor. Yine de AMD, ikinci defa altın çağını yaşamaya başlamış durumda ve bu durum, tüm tüketicilerin faydasına oluyor.

Kaynak : https://www.extremetech.com/computing/296453-welcome-to-the-second-golden-age-of-amd





Kaynak